- Köksal LADİK
Sarıalan’dan Çobankaya’ya, Çobankaya’dan Softaboğan Şelalesi’ne uzanan anlamlı yürüyüşte doğaseverler Uludağ’ın eşsiz güzelliklerini keşfetti
4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü, Bursa’nın simgesi Uludağ’da gerçekleştirilen anlamlı bir doğa yürüyüşüyle kutlandı. tdf-Bursa il temsilciliği tarafından düzenlenen “Uludağ Sarıalan–Çobankaya–Softaboğan Şelalesi” faaliyetinde doğaseverler, Uludağ’ın eşsiz tabiat güzellikleri arasında yürüyerek hem spor yaptı hem de doğayla iç içe unutulmaz bir gün yaşadı.
Etkinliğe T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Uludağ Alan Başkanlığı ve Bursa Teleferik sponsor olarak da önemli katkı ve destek sundu. Yürüyüşe çok sayıda doğasever katıldı.
Video
BULUŞMA NOKTASI TELEFERİK OLDU
Sabah saat 10.00’da Bursa Teleferik istasyonunda bir araya gelen doğaseverler, yürüyüş öncesinde toplu fotoğraf çektirdi.
Kısa hazırlıkların ardından teleferiğe binen grup, Bursa’nın eşsiz manzarasını seyrederek Uludağ’ın önemli turizm ve doğa merkezlerinden biri olan Sarıalan’a hareket etti.
Teleferik yolculuğu boyunca Bursa manzarasını kuşbakışı izleyen doğaseverler, doğanın içerisinde geçirecekleri güzel günün heyecanını yaşadı.
Saat 10.30’da Sarıalan’dan yürüyüşe başlayan grup, Uludağ’ın çam ormanları içerisindeki parkurda ilerleyerek Çobankaya ve Softaboğan Şelalesi yönüne doğru yol aldı.

GÜNEŞLİ HAVADA ULUDAĞ’IN EŞSİZ GÜZELLİKLERİ
Dünya Yürüyüş Günü etkinliği, güzel ve güneşli bir havada gerçekleştirildi.
Yürüyüş boyunca katılımcılar, Uludağ’ın temiz havasını soluyarak yemyeşil ormanların arasında yürüdü. Zaman zaman eşsiz manzaralar karşısında mola veren doğaseverler, bol bol fotoğraf çekerek bu özel günü ölümsüzleştirdi.
Uludağ’ın sessizliği, kuş sesleri, çam ağaçlarının oluşturduğu doğal doku ve yürüyüş parkurunun güzellikleri, katılımcılara şehir hayatının yoğunluğundan uzak, huzurlu bir gün yaşattı.
HEDEF SOFTABOĞAN ŞELALESİ
Yaklaşık iki buçuk saatlik yürüyüşün ardından saat 13.00 sıralarında Softaboğan Şelalesi’ne ulaşıldı.
Uludağ’ın ormanları arasında gizlenmiş doğal güzelliklerden biri olan Softaboğan Şelalesi’nde yemek molası verildi.
Katılımcılar, şelalenin çevresindeki doğal güzellikleri keşfederken Türk Bayrakları ve Atatürk Bayrakları ile birbirinden güzel fotoğraf kareleri oluşturdu.
Şelalenin eşsiz görüntüsü, akan suyun sesi ve çevredeki çam ormanları, doğaseverlere unutulmaz anlar yaşattı.
SOFTABOĞAN’IN DOĞAL GÜZELLİĞİNİN ARDINDA TARİHÎ BİR HİKÂYE VAR
Softaboğan Şelalesi’ni özel kılan yalnızca doğal güzelliği değil, bölgeye ilişkin anlatılan tarihî hikâyesi.
Bakacak’ın güneydoğusunda, Dombay Çukuru Vadisi içerisinde bulunan Softaboğan Şelalesi, kuzeye doğru akan Kırkpınar Deresi’nin oluşturduğu çok sayıdaki şelale arasında en tanınmış olanlardan biri.
Çobankaya kamp alanının karşısında yer alan ve Sultan Selim Senaberliği veya Çamlığı olarak da bilinen bölgenin kuzeyinde bulunan şelalenin çevresinde çok sayıda doğal havuz bulunuyor.
Şelaleye ulaşan yürüyüş parkuru da başlı başına ayrı bir doğa deneyimi sunuyor. Çobankaya’dan başlayan patika, bodur ardıçların ve çam ormanlarının arasından ilerleyerek Kırkpınar Deresi’ne ulaşıyor. Derenin iki yakasındaki patikalar takip edildiğinde ise yaklaşık 1,5 kilometrelik yürüyüşün ardından Softaboğan Şelalesi’ne varılıyor.
Bölgenin adıyla ilgili olarak Solakzade Tarihi’nde yer alan anlatıma göre, Yavuz Sultan Selim’in taht mücadelesi yaptığı kardeşi Şehzade Ahmed’in beş nefer biraderzadesinin bir av sırasında burada boğdurulması nedeniyle şelaleye *“Softaboğan” adının verildiği aktarılıyor.
Aynı tarihî olayın, bölgenin Sultan Selim Senaberliği olarak adlandırılmasına da kaynaklık ettiği ifade ediliyor.
Çam ağaçları arasında kuytu bir konumda bulunan Softaboğan Şelalesi, özellikle 1950’li yıllardan bu yana doğa yürüyüşçülerinin ilgi gösterdiği önemli doğal alanlardan biri olarak dikkat çekiyor.
SARIALAN: SARI ÇİÇEKLERİN ADINI VERDİĞİ YAYLA
Yürüyüşün başlangıç ve dönüş noktası olan Sarıalan ise Uludağ’ın en bilinen doğal ve turistik merkezlerinden biri.
Yaklaşık 1625 metre rakımda bulunan Sarıalan’ın adını, özellikle haziran ayında açan ve yaylayı sarı renge bürüyen yabani çiçeklerden aldığı ifade ediliyor.
Çam ormanlarıyla çevrili Sarıalan; kamp, piknik, doğa yürüyüşü ve fotoğraf tutkunlarının önemli uğrak noktaları arasında yer alıyor.
Bursa Teleferik’in önemli duraklarından biri olan Sarıalan’a hem karayolu hem de teleferik ile ulaşılabiliyor. Sarıalan’dan Çobankaya ve çevresine uzanan çeşitli doğa yürüyüşü rotaları da bölgeyi doğaseverler açısından önemli hale getiriyor.
BAYRAKLAR ULUDAĞ’DA DALGALANDI
Dünya Yürüyüş Günü etkinliğinin en anlamlı görüntülerinden biri ise doğaseverlerin yürüyüş boyunca taşıdığı Türk Bayrakları ve Atatürk Bayrakları oldu.
Uludağ’ın eşsiz doğası içerisinde açılan bayraklar, doğa yürüyüşüne ayrı bir anlam ve renk kattı.
Katılımcılar, Sarıalan’da, yürüyüş parkurunda ve Softaboğan Şelalesi çevresinde toplu ve özel fotoğraflar çektirerek güzel anıları ölümsüzleştirdi.
DOĞASEVERLERDEN ULUDAĞ’A UNUTULMAZ VEDA
Softaboğan Şelalesi’nde verilen yemek ve dinlenme molasının ardından grup yeniden yürüyüşe geçti.
Doğaseverler, aynı güzergâh üzerinden Sarıalan’a dönerek etkinliğin yürüyüş bölümünü tamamladı. Buradan teleferik ile Bursa’ya dönüş yapıldı.
Günün sonunda katılımcılar hem spor yapmanın hem doğayla buluşmanın hem de Uludağ’ın doğal ve tarihî güzelliklerini yakından tanımanın mutluluğunu yaşadı.
“DOĞAYI SEVMEK, ONU KORUMAKLA BAŞLAR”
4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlik, sporun yanı sıra doğa sevgisi ve çevre bilincine de dikkat çekti.
Etkinlikte kurumların desteği, doğaseverlerin katılımı ve Uludağ’ın eşsiz atmosferi bir araya geldi.
Sarıalan’dan başlayan ve Softaboğan Şelalesi’ne uzanan yürüyüş; doğa, tarih, spor, dostluk ve bayrak sevgisinin aynı parkurda buluştuğu özel bir gün olarak hafızalarda yerini aldı.
Uludağ’ın eşsiz güzellikleri arasında gerçekleşen bu anlamlı yürüyüş bir kez daha gösterdi ki;
Bazen bir yürüyüş yalnızca kilometreleri geride bırakmak değildir.
Bazen yürüdüğünüz her adım, doğaya, tarihe, sağlığa ve yaşadığınız topraklara duyduğunuz sevginin izidir.
4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü’nde Uludağ’da atılan her adım da işte bu sevginin güzel bir yansıması oldu.





