DİSK Güney Marmara Bölge Temsilcisi ve Birleşik Metal-İş Bursa Şube Başkanı Gökhan Aydın’ın okuduğu açıklamada, olayın bir “kaza” değil, ihmal, denetimsizlik ve sorumsuzluğun adı olduğu vurgulanarak, hükümete acil düzenleme çağrısı yapıldı.
İş Cinayetleri Senaryosu Tekrarlanıyor
Açıklamada, Dilovası’nda yaşanan bu olayın, Türkiye’deki iş cinayetlerinin sürekliliğini bir kez daha kanıtladığı belirtildi. Hayatını kaybeden emekçilerin, “yetersiz denetim, mevzuata aykırı çalışma koşulları, alınmayan önlemler ve kâr hırsı uğruna hiçe sayılan insan hayatının kurbanı” olduğu ifade edildi.
Sendika ve oda temsilcileri, bu tür faciaların tekil olmadığını, aynı senaryonun farklı sahnelerde sürekli tekrarlandığını belirterek, yakın zamanda yaşanan acı örnekleri sıraladı:
-
11 Kasım 2025: Diyarbakır Kulp’ta köprü iskelesinin çökmesi sonucu 4 işçinin yaşamını yitirmesi.
-
24 Aralık 2024: Balıkesir Karesi’deki mühimmat üretim fabrikasında 8’i kadın 11 işçinin hayatını kaybetmesi.
-
29 Aralık 2005: Bursa Nilüfer’deki Özay Tekstil fabrikası yangınında hamile bir kadın dahil beş kadın işçinin yaşamını yitirmesi.
“Sermayenin Kârı, Emeğin Canından Değerli”
Basın açıklamasında, bu faciaların temelinde yatan sistemsel sorunlar dile getirildi. Aydın, “Bu örnekler birbirinden bağımsız değildir. Hepsi aynı sistemin sonucudur: Denetimsizliğin, kuralsızlığın, ucuz emeğin ve güvencesiz çalıştırmanın sonuçlarıdır.” dedi.
Temsilciler, işçi sağlığı ve güvenliği mevzuatının kâğıt üzerinde kaldığını, denetimlerin göstermelik yapıldığını ve cezaların caydırıcılıktan uzak olduğunu vurgulayarak, “Sermayenin kârı, emeğin canından daha değerli görülmektedir,” ifadeleriyle tepkilerini dile getirdi.
Ortak Çağrı: İşyeri Ölümleri Suçtur!
KESK, DİSK, TMMOB ve TTB adına yapılan ortak açıklamada, yetkililere yönelik net talepler sıralandı:
-
“İşyerlerinde yaşanan her ölüm kader değil, açıkça bir suçtur.”
-
İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanında etkin, bağımsız ve kamusal denetim derhal hayata geçirilmelidir.
-
Sigortasız, güvencesiz ve kayıt dışı çalıştırma tümüyle son bulmalıdır.
-
Çocuk işçiliği suçtur, derhal durdurulmalıdır.
-
Her işyerinde sendikal örgütlenme hakkı güvence altına alınmalıdır.
Açıklama, “Biz çalışırken öldürülmek istemiyoruz! İş cinayetleri kader değil, ihmaldir; politik tercihlerdir,” sözleriyle son buldu.

