Bursa’nın köklü spor kulüplerinden Bursa Alpin Dağcılık İhtisas Spor Kulübü, kış dağcılığı eğitim faaliyetleri kapsamında Uludağ’da zorlu bir zirve antrenmanına imza attı. Hava sıcaklığının sıfırın altında seyrettiği ve sert rüzgarın etkisini gösterdiği tırmanışta, lisanslı dağcılar ekip ruhu ve dayanıklılık performansıyla tam not aldı.
Başkan Vedat Say öncülüğünde örnek organizasyon
Kulüp Başkanı Vedat Say liderliğinde planlanan faaliyette teknik güvenlik önlemleri en üst seviyede tutuldu. Bursa’dan deneyimli isimlerin yanı sıra Manisa’dan da katılımın sağlandığı ekipte; Serhat Ulukavak, Abdin Balcı, Serkan Koyuncuoğlu, Yıldız Kiremitçi, Erhan Leblebici, Yusuf Aykut, Erol Demircioğlu, Gülay Bilici ve Sabriye Hızel yer aldı. Farklı şehirlerden gelen sporcuların yüksek koordinasyonu, kulübün organizasyon gücünü bir kez daha kanıtladı.
Küçük Zirve Çanağı’nda teknik geçişler
Kış aylarında rüzgar koridorları ve sertleşmiş kar tabakası nedeniyle yüksek risk taşıyan Keşiş Tepe Küçük Zirve Çanağı parkurunda, sporcular krampon ve baton desteğiyle ilerledi. Yer yer bel hizasına ulaşan karda kontrollü tempo ve lider değişimleri uygulayan ekip, hipotermi riskine karşı planlı molalar vererek zirve hattına ulaştı.
“Dağcılık sadece zirveye çıkmak değildir”
Başarıyla tamamlanan faaliyet sonrası değerlendirmelerde bulunan Kulüp Başkanı Vedat Say, kış dağcılığının fiziksel güç kadar karakter disiplini de gerektirdiğini vurguladı. Say, kulübün temel felsefesini şu sözlerle özetledi:
“Kış dağcılığı ciddi bir hazırlık süreci ister. Amacımız doğaya meydan okumak değil, onunla uyum içinde hareket etmektir. Bizim için gerçek başarı sadece zirveye ulaşmak değil, tüm ekibin güvenli bir şekilde başlangıç noktasına geri dönmesidir.”
Bursa’ya sağ salim dönüş
Yoğun geçen teknik antrenmanın ardından planlanan rotadan inişe geçen ekip, herhangi bir olumsuzluk yaşamadan Bursa’ya döndü. Bu tırmanış, kulübün sezon boyunca sürdüreceği teknik eğitimlerin kritik bir aşamasını oluştururken, kentte doğa sporlarına ilgi duyan gençler için de önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Uludağ’ın beyaz örtüsünde sergilenen bu azim, dağcılığın bir spordan öte yaşam disiplini olduğunu bir kez daha gösterdi.




