Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bursa Tabip Odası’ndan Sağlık Bakanlığı’na Teşvik Yönergesi Tepkisi

Bursa Tabip Odası Yönetim Kurulu, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve hekimlerin teşvik ile performans hesaplamalarında bireysel katsayı uygulamasını getiren yeni yönergeye tepki gösterdi.

Bursa Tabip Odası Yönetim Kurulu, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve

Bursa Tabip Odası Yönetim Kurulu, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve hekimlerin teşvik ile performans hesaplamalarında bireysel katsayı uygulamasını getiren yeni yönergeye ilişkin bir basın açıklaması gerçekleştirdi. 1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe giren düzenlemeye tepki gösteren Oda Yönetimi, yeni sistemin hekimler arasındaki iş barışını bozduğunu ve sağlık hizmetlerini niteliksizleştirdiğini vurguladı.

Yayınlanan metinde, 2003 yılında başlatılan Sağlıkta Dönüşüm Programı ve performans sisteminin sağlık hizmetlerini piyasa koşullarına teslim ettiği belirtildi. Muayene sürelerinin 5 dakikanın altına düşmesi, fahiş fiyatlı özel hastanelere yönelim, artan şiddet ve hekimlerdeki tükenmişlik hissine dikkat çekilerek; çözümün koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelenmesi, muayene sürelerinin en az 20 dakikaya çıkarılması ve hekimlerin özlük haklarının iyileştirilmesinden geçtiği ifade edildi.

Açıklamanın tam metni şöyle:

“Sağlık Bakanlığı’nın hekimlerin teşvik ve performans hesaplamasında bireysel katsayı uygulamasını içeren yeni yönergesi 1 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdi. Bu yeni aşamada artık hekimlere daha fazla poliklinik hastası bakılması, mesai dışı çalışma ve cerrahi işlem baskısının yanında kendi branşındaki hekimler ile yarışma ve bireysel katsayı uygulaması dayatılmaktadır.

Performans sistemi 2003 yılında Sağlıkta Dönüşüm Programı ile hayatımıza girdi ve yıllar içerisinde hekimlik ve sağlık uygulamalarının piyasa kurallarına göre yönetildiği; bilimsel normlara göre değil, kârlılık, verimlilik, memnuniyet, kalite gibi serbest piyasa kavramları ile değerlendirildiğine şahit olduk. Koruyucu sağlık hizmetlerinden yoksun, tedavi edici hizmetlere ağırlık veren, toplumu hastalıklardan korumak yerine hastalandığında devasa hastanelerde sevk zinciri olmaksızın yüksek maliyetlerle tedavi etmeye çalışan bir sağlık sistemi ile karşı karşıya kaldık. Bu süreç sağlıkta özelleştirme, sağlık hizmetlerinin kısım kısım taşeronlaştırılması, devletin vatandaşına sağlamakla yükümlü olduğu sağlık hizmetlerinden elini çekmesi ve büyük oranda özel sağlık kuruluşlarına devretmesi ile sonuçlandı. Kamu hastanelerinde hekimlere daha fazla hasta bakma baskısı neticesinde hasta muayene süreleri beş dakikanın altına düştü. Yetersiz muayene süreleri daha fazla tetkik istenmesi ve hastaların daha fazla zaman ve değerlendirme gerektiren tıbbi durumlarda ileri merkezlere veya yan dallara yönlendirilmesi ile sonuçlandı. Hastaların sevk zinciri olmaksızın 2. ve 3. basamak hastanelere başvurusu ve artan muayene ve tetkik talebi, yetersiz ve kısıtlı sürelerde muayene, yoğun tetkik istemleri, tetkiklerin zamanında gerçekleştirilememesi yaşanan mağduriyeti arttırdı. Kamu hastanelerinde yatak, tetkik randevusu, ameliyat sırası, yoğun bakım yatağı bulamayan halkımız fahiş fiyatlarla özel hastanelerin insafına bırakıldı. Her geçen gün vatandaşın cepten sağlık harcamaları arttı. Sağlık Bakanlığı’nın sağlıkta dönüşüm programı ve performans sistemi ile halkımız sağlık hizmetine ulaşamazken, hekimlerimiz de hastalarına yeterli süre ayıramamaktan ve daha yoğun çalışma koşullarından dolayı her geçen gün saygınlık kaybı, şiddet, tükenmişlik ve işine yabancılaşma sorunları ile baş başa kaldı. Son zamanlarda karşılaştığımız ve her geçen gün sayıları artan hekim ve sağlık çalışanlarının özkıyımları da çarpık sağlık sisteminin bugün geldiği acı noktayı göstermektedir. Sağlık Bakanlığı tarafından övünülerek açıklanan yıllık milyarları bulan muayene sayıları ve yapılan ameliyat sayıları ise hepimizin bildiği gibi toplumun sağlık göstergesi olmanın çok uzağındadır ve halkımızın derdine derman olamamaktadır. Bütçeden sağlığa aktarılan payın yetersizliği, sağlık bütçesinin artırılması, birinci basamak sağlık hizmetlerinin mali olarak, hekim ve sağlık personeli sayısı olarak desteklenmesi gerektiğine dair meslek örgütümüzün uyarıları maalesef Sağlık Bakanlığı tarafından dikkate alınmamıştır.

Son yayınlanan yönergede önceki uygulamalara benzer şekilde içeriği itibarıyla sorunlara çözüm olmaktan uzak olup, hekimler arası katsayı uygulaması ile iş barışını bozan bir içeriğe sahiptir.

Sorunların çözümü sağlığa bütçeden ayrılan payın artırılması, koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelenmesi, birinci basamakta hekim ve aile sağlığı çalışanlarının sayısının artırılması ve aile hekimi başına düşen hasta sayısının kabul edilebilir sayılara 1500-2000’e çekilmesi ve hekimlerin mali haklarında ve özlük haklarında iyileştirmelerle çözülebilir. 2. ve 3. basamak hastanelere sevk sistemi ile gerekli hastaların yönlendirilmesi ve muayene sürelerinin en az 20 dakika olarak uygulanması ile çözülebilir. Hekimlerin maaşlarının tek kalem olarak ve emekliliğe yansıyacak şekilde verilmesini, teşvik ve ödüllendirme ödemelerinin hekimlerin maaşının %20’lik kısmını aşmamasını, izin ve sosyal haklar kullanıldığında gelir kaybına uğramayacak şekilde ücretlendirilmesini talep ediyoruz.

Meslektaşlarımızı performans sistemine, yoğun ve baskı altında çalışmaya karşı mücadele etmeye çağırıyoruz.

HEKİMLİK 5 DAKİKAYA SIĞMAZ!”

Kaynak: Bülten