Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Karakaş: İkinci Elde Yüzde 10-15’lik Bir Düşüş Gözlenmiyor

Satıcıların nakde dönmek istediği, bazı alıcıların ise araç için ayırdığı birikime ulaşamadığı bir dönemden geçildiğini belirten Karakaş, “Belirli araçlarda yapılan indirimleri bütün ikinci el pazarına genellemek, tüketicinin beklentisini de ticaretin seyrini de olumsuz etkiliyor.” dedi.

Satıcıların nakde dönmek istediği, bazı alıcıların ise araç için ayırdığı

Bazı yatırım fonlarında yaşanan nakde erişim güçlüğünün ikinci el otomobil ticaretine yansımalarını değerlendiren Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, acil nakit ihtiyacıyla yapılan satışların pazarın tamamına ilişkin bir fiyat göstergesi olarak okunmaması gerektiğini söyledi.

İkinci el otomotiv pazarında nakde erişim, alım ve satım kararlarını etkileyen başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş yaptığı değerlendirmelerde, fon yatırımlarından beklediği nakit akışını sağlayamayan bazı tüketicilerin ve işletmelerin araçlarını satışa çıkardığını, birikimini araç alımında kullanmayı planlayan tüketicilerin satın alma kararlarını ertelediğini aktardı. Karakaş ayrıca satışa sunulan araç sayısını artıran ve alım gücünün pazara yansımasını geciktiren bu tablonun, özellikle hızlı satış ihtiyacı bulunan araçlarda pazarlık payını genişlettiğini belirtti.

 Münferit indirimler bütün pazara genellenmemeli

Kamuoyunda dile getirilen yüzde 10-15’lik fiyat düşüşü iddialarının kapsamına dikkat çeken Karakaş, tekil satış örnekleri ile pazarın genel eğiliminin birbirinden ayrılması gerektiğini “Sektör temsilcileri olarak sahada, tüm ikinci el pazarına yayılan yüzde 10-15’lik bir fiyat düşüşü gözlemlemiyoruz. Acil nakit ihtiyacı olan bir satıcının belirli bir araçta yaptığı indirim, bütün otomobillerin aynı oranda değer kaybettiği anlamına gelmez. İlan fiyatındaki değişiklik ile gerçekleşen satış fiyatı da aynı şey değildir. Hangi satış tarihleri, araç grubu ve satış verisi esas alınarak konuşulduğu açık olmalı. Piyasa genelinde keskin bir düşüş yaşandığı izlenimi yaratmak, tüketiciyi yanlış bir beklentiye sokuyor” sözleriyle vurguladı.

Karakaş, fiyat değerlendirmelerinde aracın yaşı, kilometresi, kondisyonu ve bulunduğu segment kadar satıcının nakit ihtiyacının da dikkate alınması gerektiğini belirterek, farklı koşullardaki araçların tek bir oran üzerinden değerlendirilmesinin sağlıklı sonuç vermeyeceğini ifade etti.

 Nakde erişim güçlüğü alıcıyı ve satıcıyı birlikte etkiliyor

Pazardaki sıkışmanın iki taraflı yaşandığını söyleyen Karakaş, araç satmak isteyenlerle satın alma hazırlığındaki tüketicilerin aynı likidite sorunundan farklı biçimlerde etkilendiğini söylerken “Bir tarafta işletmesinin ödemelerini yapmak veya kişisel nakit ihtiyacını karşılamak için otomobilini satışa çıkaranlar var. Diğer tarafta ise alacağı aracın peşinatını ya da toplam bedelini fondaki birikiminden karşılamayı planlayan tüketiciler bulunuyor. Bu birikime zamanında ulaşamayan kişi, almak istediği araç hazır olsa bile işlemi tamamlayamıyor. Kapora vermiş olmasına rağmen alımını erteleyen veya iptal etmek zorunda kalan alıcılar da var. Satışa çıkan araç sayısı artarken bu araçları satın alabilecek talebin bir bölümü beklemeye geçiyor.” dedi. Bu durumun araçların stokta kalma süresini uzattığına işaret eden Karakaş, nakit akışını korumak isteyen galeriler ile hızlı satış hedefleyen bireysel satıcıların, pazarlık sürecinde daha esnek davranabildiğini kaydetti.

Araç değiştirmek için gereken bütçe büyüyebilir

İkinci eldeki fiyat esnekliğinin sıfır kilometre otomobil pazarına da yansıyabileceğini belirten Karakaş, özellikle mevcut aracını satarak yeni otomobil almak isteyen tüketicinin karşılaştığı ekstra maliyete “Sıfır kilometre araç fiyatının sabit kaldığı bir durumda, tüketicinin elindeki ikinci el aracı yüksek pazarlık tutarı nedeniyle daha düşük bedelle satması, yeni araca geçmek için üzerine koyacağı tutarı artırır. Dolayısıyla ikinci eldeki fiyat baskısı, araç yenileme kararını da geciktirebilir” şeklinde dikkat çekti

Temkinli süreç devam ediyor

Önümüzdeki dönemde ikinci el ticareti yapan işletmelerin stok planlamasında daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Karakaş, “Bir aracın hedef satış fiyatı kadar, satış süresi de önemlidir. Satış süresi uzadığında finansman ve stok maliyeti kârlılığı aşındırıyor. İşletmeler stok alım kararlarını kendi ödeme takvimleriyle birlikte değerlendirmeli. Likiditesi güçlü olanlar için araç bazında uygun alım imkânları oluşuyor; ancak her aracın aynı hızda satılacağını varsayarak hareket etmek doğru olmaz. Nakde erişim rahatlayana kadar temkinli seyir sürecektir. Bu dönemde fiyatları gerçekleşen işlemler üzerinden konuşmak, hem tüketicinin doğru karar vermesi hem de piyasanın güven içinde işlemesi açısından önem taşıyor” değerlendirmesini yaptı.

Kaynak: Bülten

18 kamu denetim derneği özlük hakları için ortak açıklama yaptı.
Sıradaki Haber Kamu Denetçi Dernekleri Platformundan Özlük Hakları Açıklaması