Karacabey Ovası’nda salçalık domatesleri ellerinde kalan üreticiler, Bursa-İzmir Karayolu’nda eyleme başladı. Emeklerinin karşılığını isteyen üreticileri, jandarma ve çevik kuvvet ekipleri engellemeye çalıştı.
Gerginlik yaşanan eylemde domates üreticileri “Çiftçiye uzanan eller kırılsın”, “Hükümet istifa”, “Çiftçi mahsulüne sahip çık” şeklinde sloganlar attı. Çiftçiler eylemlerine devam ediyor.
“ÇİFTÇİ ZARARDA”
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, önceki gün Karacabey’de yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin en çok salçalık domates üreten bölgesinde, tarlada 3 liraya mal olmuş bir ürün maalesef şu anda serbest piyasada 2 lira 30 kuruşa kadar düşmüş. Çiftçi gerçekten çok büyük bir zarar ve umutsuzluk içerisinde. Onlarca TIR ürün maalesef meralara döküldü, hayvan yemine gitti. Aynen karpuzda olduğu gibi. Şimdi domatese el atma, Karacabey çiftçisine el atma, omuz verme zamanıdır” açıklamasında bulunmuştu.
“ÜRETİCİNİN EYLEMİNİ SAHİPLENİYORUZ”
Öte yandan Emek Partisi (EMEP) Bursa İl Örgütü “Bugün Karacabey’de domatesleri ellerinde kalan çiftçilerin, Bursa-İzmir Karayolu’nu kapattığı eylemi destekliyoruz” dedi. EMEP’ten yapılan yazılı açıklamada, “AKP iktidarında uygulanan politikalarla tarım alanları daralmış, ekim alanları küçülerek ülke tarımı bilinçli olarak çökertilmektedir” denildi.
Türkiye’nin en çok salçalık domates üreten bölgesi olan Karacabey ve Mustafakemalpaşa’da domates üreticileri 3 liraya mal ettiği ürünlerinin 2 lira 30 kuruşa alınmak istenmesi sonucu yaptığı eylemi il örgütü olarak destekliyoruz vurgusu yapılan açıklamada, “İktidarın uyguladığı tarım politikaları Karadeniz’de çay ve fındık üreticileri başta olmak üzere yurdun birçok bölgesinde üretici köylüyü mağdur etmeye devam ediyor. Hemen her gün bir bölgede üretici köylü eylem yaparak ürünlerini yollara döküyor ya da tarlada çürümeye bırakıyor. AKP iktidarında uygulanan politikalarla tarım alanları daralmış, ekim alanları küçülmüştür. Artan girdi maliyetleri nedeniyle üretici köylülerin gelirleri azalmış, giderleri artmıştır. Üretim maliyetlerini karşılayamayan üretici köylüler bu süreçte borçlanarak üretmeye başlamıştır. Tarım Kredi Kooperatifi ve bankalara olan borçları artmıştır. Ülke tarımı bilinçli olarak çökertilmektedir. Aracılar, tüccarlar “sözleşmeli üreticilik ve iyi tarım uygulamaları”nı da fırsat bilerek tarım ve gıda alanına çökmektedir. Küçük üreticiler ya kendi tarlalarında işçileşmekte ya da büyük şehirlerde işsizler ordusu arasına katılmaktadır” ifadelerine yer verildi.
EMEP Bursa İl Örgütü talep ve çözüm önerilerini şöyle sıraladı:
- Gıda güvenliği ve gıda güvencesini de kapsayan gıda egemenliğine dayalı tarım politikaları hayata geçirilmelidir.
- Tarım topraklarının tarım dışı kullanımı üretimin azalmasına etkendir. Enerji ve madencilik faaliyetleri ve imara açarak betonlaştırma yoluyla tarım topraklarının talanı ve tahribatı engellenmelidir.
- Tarım girdilerinde dışa bağımlılığı azaltacak önlemler alınmalıdır. Tarım destekleri artırılmalı ve zamanında ödenmelidir. Besicilik yapan köylüye yem desteği sağlanmalı, hayvan yetiştiricisi köylülerden mera ve yaylardan para alınmasına son verilmelidir.
- Ürün fiyatları taban fiyat olarak belirlenmeli ve aracı, tüccar ve ihracat firmalarının açıklanan fiyatın altında fiyat dayatmaları engellenmelidir.
- Tarımsal üretimin dolayısıyla da temel gıda maddelerinin olmazsa olmazı sulamadır. Sulama suyu ve sulamada kullanılan elektrik ücretleri düşürülmelidir.
- İklim değişikliğinin olumsuz etkileri göz önüne alınarak, su kaynaklarının korunmasına yönelik önlemler alınmalıdır. Ormanlık alanların talanı ve tahribi önlenmelidir.
- Tarımsal üretim, işleme, pazarlama aşamalarında halk örgütlenmesine dayanan demokratik kooperatifçilik teşvik edilerek desteklenmelidir. İthalatçı politikalara son verilerek ürün fiyatları ve üretim üzerindeki ithalat baskısı kaldırılmalıdır.
- Küçük aile çiftçilerinin bankalar ve Tarım Kredi Kooperatifine olan borçları silinmeli, haciz işlemleri durdurulmalı ve tarımsal üretimin devamı için faizsiz kredi verilmelidir.
- Tarım ve gıdada oluşan tekelci yapılar ve zincir marketlerin etiket belirleyiciliği de gıda enflasyonunu artıran bir diğer etkendir. Gıdada tekelleşmenin önüne geçilmelidir.
