Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Halil FERAH
Halil FERAH

Emekli maaşı düşmüyor, bilerek düşürülüyor

Türkiye’de emekli maaşları düşmüyor diyenler var.
Haklılar.
Zaten düşmüyor.
Eriyor. Buharlaşıyor. Yok oluyor.

Bir zamanlar emekli olmak “rahat etmek” demekti.
Şimdi emekli olmak, asgari ücretlinin bile gıpta etmediği bir hayata uyanmak demek.

Soruyorlar:
“Bu maaşlar neden böyle?”

Cevap basit:
Çünkü bilerek böyle yapıldı.

Eskiden uzun süre çalışan daha çok maaş alırdı.
Mantıklıydı.
Adildi.
Şimdi?

35 yıl çalışmış adamla,
25 yıl çalışmış adam neredeyse aynı maaşı alıyor.

Niye?

Çünkü “aylık bağlama oranı” denen şey,
adı teknik ama kendisi emekliyi tokatlama oranı.

2000’den sonra düşürüldü.
2008’de bir daha düşürüldü.
Yetmedi, bir daha düşürüldü.

Mesaj netti:

“Fazla çalışma, boşuna yorulma.”

Bir de maaş hesabı var.
Eskiden tek hesap vardı.
Şimdi üç parça:

  • 2000 öncesi
  • 2000–2008 arası
  • 2008 sonrası

Her parça, bir öncekinden daha cimri.

Yani devlet diyor ki:

“Ne kadar geç emekli olursan, o kadar az alırsın.”

Buna ekonomi literatüründe ne denir bilmiyorum ama
halk arasında bunun adı kazık.

Gelelim en sevilen masala:
“Ekonomi büyüyor.”

Evet, büyüyor.
Ama emeklinin maaşı hesaplanırken büyümenin sadece %30’u dikkate alınıyor.

Yani pasta büyüyor,
ama emekliye düşen dilim diyet porsiyonu.

Kalan %70 kime gidiyor?
Sormayın, ayıp.

Bir de “en düşük emekli maaşı” var.
Kulağa hoş geliyor.
Ama gerçekte yaptığı şey şu:

Düşük maaşları yukarı çekmek yerine,
orta maaşları aşağı bastırmak.

Sonuç:
30 yıl prim ödeyenle
20 yıl prim ödeyen aynı parayı alıyor.

Bu sistem çalışmayı değil,
erken pes etmeyi teşvik ediyor.

Zam meselesine hiç girmeyelim mi?
Girelim.

Zam TÜİK enflasyonuna göre yapılıyor.
TÜİK’te enflasyon %X.
Markette %3X.

Emekli pazara çıkıyor,
maaş kağıt üstünde artmış,
poşet elde hafiflemiş.

Bu da Türkiye’ye özgü yeni bir ekonomi terimi:
Zam var, para yok.

Eskiden bir de “refah payı” vardı.
Yani sadece hayatta kal diye değil,
biraz da insan gibi yaşa diye.

Şimdi yok.
Enflasyon kadar zam var.
O da gecikmeli.

Yani emekli hep arkadan koşuyor.
Ama hiçbir zaman yakalayamıyor.

O yüzden emekli maaşları neden düşüyor diye sormayın.

Düşmüyor.
Düşürülüyor.

Bu bir hata değil.
Bu bir kriz sonucu değil.
Bu bilinçli bir tercih.

Ve sistemin söylediği çok net:

“Çalış, öde, sus.
Yaşlanınca idare et.”

Son cümleyi de emekli kuruyor zaten:
“Bu maaşla yaşamak değil, oyalanmak mümkün.”


YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER