Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ÖTV’de Yeni Dönem: “Fiyattan” Çok Belirsizlikleri Artırabilir

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen yeni ÖTV düzenlemesi, binek otomobillerde 100 bin TL’lik asgari maktu vergi sınırı getirirken; çekiş sistemi, batarya kapasitesi, menzil ve emisyon gibi teknik özelliklerin vergilendirmede daha belirleyici olabileceği yeni bir çerçeve oluşturuyor.

TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen yeni ÖTV düzenlemesi, binek otomobillerde

LenaCars Genel Müdürü Selçuk Nazik, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, düzenlemenin bugünkü fiyatları artırmaktan çok gelecekteki model ve stok planlamalarını ve dolayısıyla satılacak araçlardaki çekiş, donanım, yakıt/enerji türü, karoser tipi seçeneklerini etkileyebileceğini belirtiyor.

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen ve Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda değişiklik öngören düzenleme, otomotiv pazarında vergilendirme sisteminin kapsamını genişletiyor. Buna göre, kanunda belirtilen istisnalar dışında L sınıfı taşıtlarda asgari maktu ÖTV 30 bin TL, diğer kapsamdaki taşıtlarda ise 100 bin TL olarak belirleniyor. Bu tutarların her yıl Vergi Usul Kanunu uyarınca açıklanan yeniden değerleme oranında artırılması öngörülüyor.

Düzenleme ayrıca, asgari maktu vergi tutarlarını 10 katına kadar artırma veya sıfıra kadar indirme; motor gücü, motor silindir hacmi, çekiş sistemi, menzil, batarya kapasitesi, araç sınıfı ve emisyon gibi teknik kriterlere göre farklılaştırma yetkisi tanıyor. LenaCars Genel Müdürü Selçuk Nazik, bugünkü fiyatlar üzerinde sınırlı bir doğrudan etki beklenmesine karşın düzenlemenin orta vadede ürün gamı ve planlama kararlarını etkileyebileceğine dikkat çekti.

Kısa vadede fiyatlara olan etkisi sınırlı kalacak

 Mevcut ÖTV oranları ve araç fiyatları dikkate alındığında, Türkiye’de satışta olan binek otomobillerin büyük bölümünde hesaplanan vergi tutarı halihazırda 100 bin TL’lik taban sınırın üzerinde bulunuyor. Bu nedenle düzenlemenin mevcut otomobil fiyatlarında tek başına ani ve genel bir artış yaratması beklenmiyor. Ancak taban vergi uygulaması, gelecekte pazara sunulabilecek daha erişilebilir giriş seviyesi otomobiller ile şehir içi kullanıma yönelik yeni nesil elektrikli modeller açısından daha belirleyici hale gelebilir.

Nazik, bu düzenlemeyi doğrudan ve anlık bir fiyat artışı olarak okumanın doğru olmayacağını söylerken “Bugün satışta olan binek otomobillerde hesaplanan ÖTV tutarı zaten 100 bin TL’lik alt sınırın üzerinde. Asıl önemli nokta, gelecekte daha erişilebilir, şehir içi kullanıma odaklanan veya yeni bir teknik mimariyle pazara girecek modellerin fiyatlandırılmasında taban verginin daha görünür hale gelmesi. Bu nedenle etkisini bugünün etiketlerinden çok, yarının ürün planlarında görebiliriz.” dedi.

Teknik özellikler vergi parametresine dönüşüyor

 Yeni çerçevede çekiş sistemi, batarya kapasitesi, menzil, motor gücü ve emisyon değerleri gibi unsurların farklı vergi uygulamalarına dayanak olabilmesi, aynı segmentteki modellerin maliyet yapısını teknik özelliklerine göre ayrıştırabilecek. Bu durum, markaların Türkiye’ye hangi motor ve donanım seçeneklerini getireceğinden sipariş adetlerine, stok seviyelerinden kampanya planlarına kadar geniş bir alanda yeni değerlendirmeler yapılmasını gerektirecek.

Öngörülebilir takvim kritik önem taşıyor

Otomotiv distribütörleri üretim, sipariş, lojistik ve stok kararlarını aylar öncesinden veriyor. Asgari tutarların her yıl yeniden değerleme oranında artacak olması ve teknik kriterlere göre farklılaştırma yapılabilmesi, sektörün orta ve uzun vadeli planlarında vergi senaryolarının daha fazla ağırlık kazanacağına işaret ediyor. “Bizim açımızdan temel konu verginin seviyesi kadar öngörülebilirliği. Distribütörler üretim siparişini, stok ve kampanya planlarını aylar önceden yapıyor.” Değerlendirmesinde bulunan Nazik, “Teknik kriterlere dayalı olası değişikliklerin açık bir takvim ve yeterli geçiş süresiyle duyurulması hem sektörün planlama kalitesini hem de tüketicinin karar güvenini korur. Bugün fiyatlarda bir kırılma beklemiyoruz; ancak bu düzenlemenin gelecek ürün gamı kararlarında dikkatle izlenecek yeni bir eşik oluşturduğu açık.” dedi.

Kaynak: Bülten