Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Halil FERAH
Halil FERAH

İhraç beyin, ithal beden

Bir süredir bazı siyasetçilerin diline doladığı, hatta neredeyse sloganlaştırdığı cümleler var:
“Eğitim seviyesi yükseldikçe oyumuz düşüyor.”
“Cahil halkın ferasetine güveniyorum.”
“Doktorlar giderse gitsin.”

Şaka değil, gerçek. Bunlar bir televizyon dizisinde geçse, “yok artık, bu kadar da olmaz” deriz. Ama burası Türkiye. Burada bazen gerçekler, senaryolardan daha absürt.

Şimdi bu söylemleri bir kenara koyalım. Bir de tabloya bakalım:
2023’te yurtdışına giden doktor sayısı 3000’i aştı. Mühendisler, yazılımcılar, akademisyenler, genç beyinler… Gitmek isteyenin tek bavulu hazır. Kalmak isteyene de “Neden hâlâ buradasın?” diye soruyorlar.

Ama bir yandan ne yapıyoruz biliyor musunuz?
Çoban ithal ediyoruz! Evet, yanlış okumadınız. Tarım ve hayvancılık çöktüğü için değil; çoban bulamadığımız için değil sadece… Aslında artık gençler bu işi yapmak istemiyor çünkü “sistem” onlara başka hiçbir umut vermiyor. Ülkeye gelen Afgan, Pakistanlı ya da Afrikalı gençleri dağlara gönderiyoruz, bizim çocuklar Avrupa’ya beyin göçü yapıyor.

Yani özetle: Doktor ihraç ediyoruz, çoban ithal ediyoruz.

Bunun adı ekonomi politikası mıdır, göç stratejisi midir, yoksa “eğitimsiz kalsın ama sorgulamasın” politikası mıdır; karar sizin.

Bir ülkede eğitimli insanlar ya susturuluyorsa ya da “istemeyen gitsin” deniliyorsa, orada “gelecek” diye bir plan yapmanın da pek anlamı kalmaz. Çünkü plan yapmak için önce akıl gerekir, uzman gerekir, liyakat gerekir.
Ama ne demiştik?
Liyakat mi? O da ne?

Tabii şimdi bazıları çıkıp “Ama yurtdışında da doktorlar gidiyor” diyecek. Haklılar, göç küresel bir olgu. Ancak bizdeki fark şu: Biz doktoru gitmeye zorluyoruz, gidince de arkasından su dökmüyoruz; “Oh olsun” diyoruz.
Üstelik yerine kimseyi de koyamıyoruz. Çobanı koyarsak belki ülkenin tarımı kalkınır ama sağlık sistemi kalkmaz, orası kesin!

Bundan 20-30 yıl sonra ne olur biliyor musunuz?
Sağlık sisteminde Arapça konuşan yabancı doktorlar, eğitimsiz ama sadık yöneticiler, sorgulamayan seçmen ve ülkesine küs milyonlarca genç…
Ve belki de hâlâ aynı cümle:
“Cahil halkın ferasetine güveniyoruz!”

Ben bu ferasetin nelere mal olduğunu görüyorum. Siz de görün istedim.
Yoksa iş işten geçtiğinde “keşke” demenin bir anlamı kalmıyor.


YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER