Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Tayfun ÇAVUŞOĞLU
Tayfun ÇAVUŞOĞLU

Bir şehrin hafızasına saygı duruşu: Yılmaz Akkılıç Belgeseli

Bursa’nın basın tarihine, yerel tarih araştırmalarına ve entelektüel birikimine ömrünü adamış olan Yılmaz Akkılıç ağabeyimizi vefatının 16. yılında anarken, meslek hayatımın en özel ve en duygusal projelerinden birini tamamlamış olmanın huzurunu yaşıyorum.

Bu yolculuk, değerli dostum gazeteci Yüksel Baysal’ın Yılmaz Akkılıç’ı bir törenle anma önerisini ortaya attığı bir fikirle başladı. Konu üzerinde çalışırken, bu anmayı kalıcı bir görsel hafızaya, yani bir belgesele dönüştürme düşüncemizle birlikte proje olgunlaşmaya başladı. Projemizi Nilüfer Belediyesi ve Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nin (BGC) her yıl ortaklaşa düzenlediği “Yılmaz Akkılıç Araştırma Ödülleri” törenine eklemledik. Böylece Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi adına düşündüğümüz etkinlik de bu organizasyon ile birleşti ve ortaya Yılmaz Ağabey’in adına yaraşır, çok daha gür sesli bir anma programı çıktı. Bu çerçevede, “Yılmaz Akkılıç: Bir Şehrin Belgelenen Tarihi… Susmak da Bir Eylemdir!” belgeselimizin prömiyeri de ödül töreniyle birlikte gerçekleşti.

“Susmak da bir eylemdir!”

Belgeselin adını koyarken hiç tereddüt etmedim. Yılmaz Akkılıç’ın sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanmasına neden olan, ancak bugün bile adaletin ve onurlu duruşun simgesi sayılan o tarihi cümleyi toplumun hafızasına yeniden taşımak istedim: “Susmak da bir eylemdir!” Yılmaz Akkılıç, hayatı boyunca susmayan, aksine kalemiyle, kütüphanesiyle ve kentine olan aşkıyla sürekli konuşan bir isimdi. Biz de bu belgeselle onun sesini, dijitalin ölümsüzlüğüne emanet ettik.

Bu çapta bir çalışmanın görsel kalitesi benim için çok önemliydi. Bu noktada Nilüfer Belediyesi’nin sunduğu teknik imkânlar işimizi çok kolaylaştırdı. Belgeselin çekimlerinde belediyenin dijital stüdyosundan yararlandık; bu sayede belgesel boyunca arzu ettiğimiz o profesyonel ışık düzenini ve görsel bütünlüğü yakalayabildik. Bu kıymetli katkılarından dolayı Nilüfer Belediye Başkanı Sayın Şadi Özdemir’e en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Tabii profesyonellik sadece görüntüyle sınırlı kalamazdı. Ses ve müzik, bu tür yapımların ruhudur. Geçiş bölümlerini, o müthiş sesiyle meslektaşımız Halil İrfan Ferah seslendirerek yapıma büyük değer kattı. Belgeselin izleyenlerin içine işleyen o naif ve etkileyici tema müziği ise Servet Ertükel’in imzasını taşıyor. Her iki arkadaşıma da bu vefa projesine kattıkları emek için minnettarım. Mustafa Özgör ise hem görüntü yönetmeni olarak hem de kurgu masasındaki emeğiyle belgesele can verdi…

70’lerin karanlığı ve Mutlu Esendemir’in tanıklığı

Belgesel bizi 1970’lerin o fırtınalı yıllarına da götürdü. Toplumsal hafızamızda ne yazık ki “kör terör” ile yer eden o dönemde, kaç vatan evladını, kaç aydınımızı toprağa verdik… Bursa da bu acılardan nasibini almıştı. Yılmaz Akkılıç’ın en yakın arkadaşı olan Av. Cengiz Göral’ın uğradığı hain silahlı saldırı, belgeselin en can yakıcı bölümlerinden biri oldu.

O trajik saldırıya henüz 10 yaşındayken tanık olan meslektaşımız Mutlu Esendemir’in anlattıkları, belgesele tarif edilemez bir derinlik ve hüzün kattı. Türkiye’nin o dönemdeki kayıpları için, ideolojisi ne olursa olsun, katledilen tüm evlatlarımız için bir kez daha kederlendik.

Bozbey’in heyecanı ve bir temenni

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mustafa Bozbey… Nilüfer Belediye Başkanı olduğu o ilk yılları, kentin ilk kütüphanesi olan Yılmaz Akkılıç Kütüphanesi’nin kuruluş sürecini öyle bir heyecan ve tutkuyla anlattı ki, bu anlatımlar belgeselde çok özel bir yer kapladı. Bir kütüphane kurmanın, bir kentin belleğine sahip çıkmanın gururu gözlerinden okunuyordu. Bu vesileyle, Bursa’nın seçilmiş başkanı Mustafa Bozbey’in bir an önce hukuki engelleri aşarak özgürlüğüne kavuşmasını ve görevinin başına dönmesini içtenlikle diliyorum.

Bursa’nın vicdanı olan isimler

Yılmaz Akkılıç denince akla gelen, onunla özdeşleşmiş o kadar değerli isimler var ki… Ertuğrul Yalçınbayır, Av. Yahya Şimşek, A. Ali Arabacı, Av. Asude Şenol gibi isimler teklifimizi hiç tereddüt etmeden kabul ettiler. Yılmaz Ağabey’in ilk köşe yazısını kaleme aldığı Gemlik Körfez Gazetesi’nin sahibi Kadri Güler de o günlerin ruhunu belgesele taşıdı. Hepsine sonsuz teşekkürler.

Eski il başkanları Erhan Sevimli, Mithat Kırayoğlu ve Şahin Gencal ile özellikle “Bursa Defteri” ve “Çağdaş Eğitim Kooperatifi” (ÇEK) sürecindeki o muazzam dayanışmayı anlatan Mümin Ceyhan, çalışmamıza büyük bir entelektüel derinlik kattılar.

 

Gazeteci meslektaşlarım Hacı Tonak, Yüksel Baysal, Mehmet Ali İnan, Necati Kartal ve Nuri Kolaylı’nın tanıklıkları, Yılmaz Akkılıç portresinin eksik parçalarını tamamladı. Özellikle çekimlerin ilk günlerinde koordinasyon konusunda unutulmaz bir destek veren meslektaşım Teoman Alper’e parantez açmalıyım; o olmasaydı, bu kadar çok “ağabeyi” aynı gün, aynı saatte bir araya getirmek sanırım mümkün olamazdı.

“Değerli olmak için yaşadı”

Belgeselin başlangıcını ve o unutulmaz finalini ise Yener Akkılıç’a ayırdım. Yener Bey’in elleri öpülesi şu tespiti, aslında tüm çalışmamızın özeti niteliğindeydi: “Bazı insanlar çok önemlidir, bazıları çok değerlidir. Önemli insanların önemi görevleri bitince biter ama değerli insanlar hepimiz için değerli olmaya devam eder. Yılmaz Akkılıç değerli olmak için yaşadı!”

Ve belgesel ekranı, 2010 yılında kaybettimiz Yılmaz Akkılıç’ın mezar taşında da yer alan, kendi şiiri eşliğinde yavaşça karardı:

“Ben, arka bahçemizde bülbüllerin şakıdığı, floryaların, sakaların karşılıklı notalar döktürdüğü, güvercinlerin, kumruların dem çektiği o geçmişten gelenlerdenim”

Evet, Yılmaz Akkılıç değerli kalmayı başarmış bir çınardı. Ben de bu çalışmayla, sadece ana belgeseli değil, 20 ayrı konuşmacının tüm anlatımlarını içeren “Kamera Arkası” bölümlerini de birkaç gün arayla YouTube üzerinden paylaşıyorum. Bu, hem Yılmaz Ağabey’e hem de onun hayatına dokunan bu değerli isimlere bir saygı duruşudur.

Bu çalışmada bana omuz veren herkese şükranlarımla…

Yılmaz Akkılıç’ın anısına saygıyla…




YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER