Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Halil FERAH
Halil FERAH

Sonbahar Geldi, Biz Hâlâ Aynı Yerdeyiz

Kahvenizi alın, perdeyi aralayın: dışarıda sonbahar başlamış.
Ağaçlar renk değiştiriyor, rüzgâr artık serin, sabahlar daha kısa. Doğa mevsimini biliyor, görevini yapıyor. Peki ya biz?

Memleketin hali hâlâ yaz sıcağında kalmış gibi. Siyaset, ekonominin soğuyan havasını hissetmiyor. Yapraklar düşüyor ama koltuklardan düşen yok. Milletin cebindeki para eksiliyor ama “her şey yolunda” diyenlerin sesi hâlâ gür.

Sonbahar, hesap mevsimidir aslında. Doğa bile fazlasını üstünden atar, kışa hazırlık yapar. Bizde tam tersi… Fazlalıklar atılmıyor, üstüne yeni yükler biniyor. Vergi, zam, hayat pahalılığı… Hükümet hâlâ “sabredin” diyor.
E iyi de, bu millet sabrın kitabını yazdı zaten.

Bir zamanlar pazar sabahı demek, gazeteyi alıp balkonda kahveyle okumaktı. Şimdi insanlar gazetenin yerini fatura tomarlarıyla doldurdu. Elektrik, su, doğalgaz… Her biri ayrı bir “ekim fırtınası”.
Dışarıda rüzgâr yaprak uçuruyor, içeride rakamlar uçuyor.

Sonbahar, doğanın yeniden başlama mevsimidir. Yenilenmenin, tazelenmenin habercisidir. Ama bu ülkede her sonbahar, aynı cümleyle başlıyor:
“Bu kış zor geçecek.”

Oysa doğa bize çok net bir şey söylüyor: Değişmeyen çürür.
Ağaç bile bunu biliyor, yaprağını bırakıyor.
Bizimkiler hâlâ tutunacak dal arıyor.

Bu pazar, biraz düşünün derim.
Yaprak neden düşer? Rüzgâr yüzünden mi, yoksa vakti geldiği için mi?

 


YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER