Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Halil FERAH
Halil FERAH

Bu asgari ücreti belirleyenler kaç asgari ücret alıyor?

Asgari ücret açıklandı.
Ve ülkede tuhaf bir sessizlik oldu.

Hani bazen bir rakam açıklanır da, herkes bir an susar…
İtiraz edecekler itiraz edemez, savunacaklar savunamaz, alkışlayacaklar zaten utanır.
İşte tam olarak öyle bir sessizlik.

Ne olacaktı ki?
Rakam açıklandı, nefesler kesildi, sonra hayat devam etti.
Markette etiketler değişmedi, kiralar yerinde durmadı, faturalar “tamam biz zam yapmayalım” demedi.

Ama benim aklıma yine o deli sorular üşüştü.

Mesela…
Bu asgari ücreti belirleyen komisyonda hakem sıfatıyla oturan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, aylık kaç para maaş alıyor?

Sadece maaş mı alıyor?
Yoksa bakan maaşının yanında;
ek görev ödeneği,
temsil tazminatı,
kurul, komisyon, heyet toplantı payları da var mı?

Varsa toplamı kaç asgari ücret ediyor?

Bir de ona yardımcı olan bakan yardımcıları var.
Onlar da sadece “yardımcı” mı?
Yoksa maaş + ek gösterge + görev tazminatı + yönetim payı derken
aylık gelirleri asgari ücretin kaç katına ulaşıyor?

Bunlar ayıp sorular mı?
Hayır.
Bu sorular asgari ücretle yaşamaya çalışan milyonların en doğal soruları.

Gelelim masanın öteki tarafına…

Bu yıl masaya oturmadılar ama o masayı yıllardır bilen sendika başkanları var.
Koltuğu bilen, masayı bilen, protokolü bilen sendika başkanları…

Onlara da bir çift sorumuz var.

Bu koltuklarda oturmanın aylık bedeli nedir?
Maaşları ne kadar?
Yan ödemeler var mı?
Makam aracı, şoför, yakıt, lojman, yemek, temsil giderleri?

Sendika başkanlığı bu ülkede bir gönüllü görev mi,
yoksa gayet profesyonel, gayet konforlu bir meslek mi?

Çünkü hafızam beni yanıltmıyorsa,
TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay bir dönem şöyle bir cümle kurmuştu:

“Ben başkan oldum o dönem bizim asgari ücretle işçimiz yoktu, bu dönemde de yok.”

Yanlış hatırlıyorsam düzeltsin.
Ama doğruysa, bu cümle aslında her şeyi anlatıyor.

O zaman buradan küçük bir ricam olacak.
Hatta rica değil, kamuoyuna borç diyelim.

TÜRK-İŞ, DİSK ve HAK-İŞ başkanlarına sesleniyorum:

Madem asgari ücretle çalışan üyeniz yok,
madem örgütlü olmak gerçekten bir fark yaratıyor,
o zaman çıkın ve şunu açıklayın:

Yetkili olduğunuz, toplu sözleşme imzaladığınız işyerlerinde
en düşük maaş alan üyenizin ortalama aylık geliri ne kadar?

Sadece rakam.
İstatistik.
Abartmaya gerek yok.

Biz de görelim.

Örgütlü olmak ne kazandırıyor?
Sendikalı olmak sofraya ne koyuyor?
Asgari ücretin üstünde kaç lira, kaç bin lira fark yaratıyor?

Çünkü bu ülkede artık kimse masada kimin oturduğunu merak etmiyor.
Kimsenin umurunda değil kim kime sert konuştu, kim kime laf soktu.

Herkes şunu merak ediyor:

Bu masadan kalkanlar ne kazanıyor,
o masanın dışında kalanlar neye mahkûm ediliyor?

Ve asıl sessizlik…
İşte bu sorular sorulduğunda başlıyor.


YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER