Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Elektrikli Araçlar Yeni Bir Ekonomi Doğurdu: “Süre Ekonomisi”

Elektrikli araç şarj altyapısında rekabet artık yalnızca soket sayısı ve güçle değil; güvenli lokasyon, kesintisiz hizmet, kolay ödeme ve şarj için ayrılan zamanı değerli hale getiren hizmetlerle şekillenmeye başladı.

Elektrikli araç şarj altyapısında rekabet artık yalnızca soket sayısı ve

Elektrikli araç şarj altyapısında rekabet artık yalnızca soket sayısı ve güçle değil; güvenli lokasyon, kesintisiz hizmet, kolay ödeme ve şarj için ayrılan zamanı değerli hale getiren hizmetlerle şekillenmeye başladı. Lumicle CEO’su Tahir Karabulut, bu yeni yapıyı ‘süre ekonomisi’ olarak tanımlarken, “Şarjlanma için geçirilen 10 dakika ile bir saat arasındaki süre artık kayıp zaman değil; kullanıcı deneyimi ve lokal ticaret için yeni bir değer alanı. Bu ticaret aynı zamanda yeni bir girişimcilik modelinin kapısını açtı.” dedi. Anadolu’daki talebin iyiden iyiye büyüdüğünü aktaran Karabulut, şarj istasyonlarının yeni bir girişimcilik alanı haline gelmeye başladığına da dikkat çekti.

Türkiye’de elektrikli mobilite hızla ölçeklenirken şarj altyapısında nicelikten niteliğe geçiş başladı. Lumicle CEO’su Tahir Karabulut, sektörün ilk döneminde kullanıcıların ağırlıklı olarak ‘Nerede soket var, kaç kilovat?’ sorularına yanıt aradığını, bugün ise hizmet kalitesinin daha geniş bir çerçevede değerlendirildiğini belirtti. Karabulut, “Kullanıcı artık istasyonun gücünün yanında sürekli çalışıp çalışmadığını, sıra bekleyip beklemeyeceğini, lokasyonun güvenli olup olmadığını ve temel ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir alan bulunup bulunmadığını da sorguluyor. Şarj deneyiminin kalitesi, yatırımın kendisi kadar belirleyici hale geldi.” dedi.

Şarjda yeni dönem: süre ekonomisi

Öte yandan hızlı şarj dâhil farklı kullanım senaryolarında sürücülerin bir istasyonda yaklaşık 10 dakika ile bir saat arasında zaman geçiriyor. Bu süre; kafe, market, restoran, dinlenme ve temel ihtiyaç hizmetleriyle desteklendiğinde hem kullanıcı memnuniyetini yükseltiyor hem de istasyon çevresindeki işletmeler için yeni bir müşteri trafiği yaratıyor. Akaryakıt istasyonlarından yol üstü tesislere, otellerden alışveriş alanlarına kadar birçok işletmenin şarj yatırımına ilgisinin arkasında da bu yeni davranış modeli bulunuyor. “Ben buna ‘süre ekonomisi’ diyorum. Elektrikli mobilite yalnızca aracın enerji kaynağını değiştirmiyor; yolculuk sırasında zamanı nasıl kullandığımızı da dönüştürüyor. Doğru planlanan bir şarj noktası, aracın enerji aldığı bir cihaz olmaktan çıkıp güvenli ve canlı bir yaşam alanına dönüşüyor.” açıklamasını yapan Karabulut, dönüşümün yalnızca büyük akaryakıt istasyonlarıyla sınırlı olmadığını, otoparkı ve enerji altyapısı uygun olan işletme veya mülk sahiplerinin de şarj yatırımıyla yeni bir gelir modeli oluşturmaya başladığını söyledi.

Anadolu’da büyüyen talep

Elektrikli araç kullanımının başlangıçta ağırlıklı olarak Ankara’nın batısında yoğunlaştığını hatırlatan Karabulut, yerli üretimin ve yeni markaların pazara girmesiyle talebin Anadolu’ya yayıldığını söyledi. Erzurum, Elâzığ, Ağrı, Gaziantep ve Hakkâri dahil olmak üzere Anadolu’daki birçok şehirde elektrikli araç kullanıcılarıyla karşılaştıklarını belirten Karabulut, evde şarjın sağladığı maliyet avantajının da bu yayılımı desteklediğini kaydetti.

Kolay ödeme ve ‘tak-başlat’ deneyimi öne çıkıyor

 Şarj ağlarındaki yeni rekabet başlıklarından biri de işlemi mümkün olduğunca az adımla tamamlamak. Doğrudan kartlı ödeme seçeneklerinin yaygınlaşması, farklı ülkelerden gelen kullanıcıların yerel üyelik veya uygulama zorunluluğu yaşamadan hizmet alabilmesi ve aracın tanındığı ‘tak-başlat’ çözümleri, şarjı akaryakıt dolumu kadar doğal bir rutine yaklaştırıyor.

Kaynak: Bülten