Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Pınar Ersoy KORKMAZ
Pınar Ersoy KORKMAZ

Seteney’in Fısıldadıkları

Kıymetli okuyucularım,

Bu ay sizlere Çerkes kültürünün en önemli figürlerinden biri olan *Sataney Guaşa* konusuyla ilgili yazmak istedim. Sanırım bu konuyla ilgili söylenecek, yazılacak epeyce söz var. Daha doğrusu Nart destanlarını anlamak günümüze de ışık tutacaktır. Nart destanlarının ana kahramanı, ana kraliçesi, nartlara yol gösteren, adına seteney, satana ya da Sataney ne derseniz deyin O, yalnızca bir mitoloji kahramanı değil; Çerkes kadının tarih boyunca taşıdığı kimliğin, erdemlerin ve toplumsal rolün bir sembolüdür.

Nart destanlarını bilirsiniz… Çerkes halklarının ortak hafızası, kültürlerinin temel kaynağıdır. İşte bu destanların merkezinde bir kadın vardır: *Sataney Guaşa*. O, yüz yiğit Nart’ın annesi, aklı ve bilgeliğiyle yol gösteren bir rehberdir. Nartların en zorlu karar anlarında sözünü dinledikleri kişidir. Bu özellikleriyle o, yalnızca bir anne değil; aynı zamanda bir danışman, bir öğretmen ve bir toplumsal denge unsurudur.

Destanlarda Sataney Guaşa iki yönüyle ön plana çıkar: Bilgeliği ve güzelliği. Anlatılarda onun çalışkanlığına vurgu yapılır; yün eğirir, giysiler dokur, oğullarını en güzel kıyafetlerle karşılar. Ama aynı zamanda doğayla bütünleşmiş, ışığıyla dağları ve ırmakları aydınlatan bir varlık olarak tasvir edilir. Güneş gibi ısıtır, ay gibi aydınlatır.

Bu tasvirler bize şunu gösterir: Çerkes kadını yalnızca evin içinde değil, toplumun tamamında söz sahibidir. Çerkes kültüründe kadın, saygının en yüksek mertebesindedir. Bir kavga sırasında kadının eşarbını ortaya atmasıyla kavga biter. Bir erkeğin kadına el kaldırması toplum içinde kınanır. Kısacası kadın; korunan, kollanan ama aynı zamanda sözü dinlenen, karar süreçlerine katılan bir figürdür.

Ne yazık ki tarih boyunca Batılı seyyahlar ve oryantalistler Çerkes kadınını çoğu kez yalnızca dış görünüşüyle tanımlamış, güzelliğini egzotik bir malzeme gibi sunmuşlardır. Gravürlerde, romanlarda, hatta kozmetik ürünlerinde Çerkes kadınının adı kullanılmıştır. Oysa gerçek Çerkes kadını bundan çok daha fazlasıdır. O, kendi toprağında üreten, değerleriyle yaşayan, ailesine ve toplumuna yön veren güçlü bir insandır.

Sataney Guaşa bize bir şeyi hatırlatır: Kadın, yalnızca bir güzellik unsuru değildir. Kadın, toplumun aklıdır, vicdanıdır, hafızasıdır. Çerkes kadını, tarih boyunca taşıdığı erdemlerle bir halkın kimliğini ayakta tutmuştur.

Bugün bizler, bu anlatılardan şunu öğreniyoruz: Bir halkın geleceği kadına verdiği değerle doğru orantılıdır. Kadına verilen değer, toplumun onurunu, ahlakını ve varlığını güçlendirir.

Sözlerimi Nart destanlarında geçen iki tanımla bitirmek istiyorum:

“Sataney Guaşa, gündüz güneşimiz, gece ayımız, savaşta yol gösterenimiz, barışta danışmanımızdır.”

“büyüğe saygı, küçüğe sevgi.

İyiyle iyi, kötüyle kötü,

Söz konusu kadın ise daima sevgi ve saygı.”

Nart Destanlarından örnek alabilmemiz dileklerimle…

YAZARLAR
TÜMÜ